Bir İş Analisti Neler Yapar ?

Bu yazıyı geçen sene  Aralık ayında YasamGunlukleri blogunda kaleme almıştım.  Aragorn’un yazısında bahsettiği üzere ben de Telekomunikasyon sektöründe iş analisti ne iş yapar, elimden geldiğince bilgi vermeye çalışacağım. Esasında, iş analisti sektör bazında ne yapar şeklinde bir kategorizasyon yapmayı pek doğru bulmuyorum. Çünkü yapılan iş aşağı yukarı aynıdır.  Sadece sektöre özel durumlar ve bu durumların getirdiği özel hassasiyetler vardır. İşin temelinde yatan şeyler sektör bağımsızdır. Ben de yazının bundan sonraki kısmına telekomunikasyon sektöründen ziyade genel anlamda iş analisti ne yapar değinirken, örnek vermem gerektiği durumlarda kendi sektörümden örnekler vereceğim.

Bulunduğumuz sektör son derece dinamik bir sektör olduğundan, hızlı değişen şartlara adaptasyon son derece önemli bir artı değerdir. Ancak sadece sizin hızlı olmanız yetmez, aynı şekilde birlikte iş yaptığın diğer partilerin de hızlı olması gerekmektedir. İş analistlerinin görevi bir kelime ile özetlenecek olsa sanırım en doğru kelime “köprü” olacaktır.  Üniversite eğitimimiz zamanında bu kelime daha çok endüstri mühendisi için kullanılırdı. Sanırım, iş analistliği pozisyonunun endüstri mühendisliği arasında bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri de bu ortak kelimedir.

 İş analistinin işi her zaman zordur. Çünkü iki parti arasındadır, iki partiyi de dinler, anlar… Burada bir başka önemli özellik ortaya çıkıyor: Empati… İş analistinin iş anlamında empati kurabilmesi başlayacak olan işin sağlıklı ilerlemesini sağlayacak anahtardır. Çünkü doğru anlaşılmayan talep sonucunda bambaşka şeyler ortaya çıkabilir.Endüstri Mühendisliğine giriş dersinde orijinalini bir hocamızın bizimle paylaştığı çok meşhur bir karikatür vardır. Burada herkese küçük göndermeler vardır esasında…

Müşterinin ihtiyacını iyi anlamak, doğru analiz etmek  birinci altın kuralken, ikinci altın kural da analiz edilen ihtiyacı doğru aktarabilmektir. Köprü görevi de tam olarak burada başlar.

Çünkü bundan sonra etki zincirleme bir şekilde ilerleyecek ve işin sonunda ortaya çıkan –eğer birşey çıkarsa- tam anlamıyla bir hüsran olacaktır.

İş analisti genel olarak ihtiyacı doğru anladıktan sonra, talebin dökumantasyonunu yapmaya başlar. Bu doküman müşterinin ihtiyacının iş analisti gözünde nasıl algılandığını göstermektedir. Doküman talep sahipleri ile paylaşılır ve eksik birşey kalmaması sağlanır. Bundan sonraki adım, talebin işi yapacak iş birimleriyle paylaşılmasıdır.

Burada bizim sektördeki farklılığa değinmek istiyorum.  Sektör içindeki oyuncular çok büyük organizasyonlar olduğundan, farklı lokasyonlarda çalışma gibi bir durum sözkonusudur ki bu da bir diğer altın anahtarı gerektirir: Koordinasyon… Toplantı yapılması gerektiğinde ya da iş ile ilgili ortak bir karar alınması gerektiğinde farklı lokasyonlardaki ekiplerin koordinasyonunu sağlamak da ciddi anlamda bir iştir ve eğer talep bir proje kapsamında değilse bu koordinasyonu sağlamak da iş analistinin görevidir. (Proje olarak yürütülen işlerde bu koordinasyonu genellikle proje yöneticileri sağlar)

Yine bizim sektörde,  iki farklı analist ekibinin olduğu durumlar da söz konusudur. Birinci analist müşteri tarafını, ikinci analist ise IT tarafını temsil eder. Bu gibi durumlarda müşteri tarafındaki iş analisti müşterinin talebini alır, ihtiyacı doğru bir şekilde anlar ve IT tarafındaki iş analisti ile bu talebi paylaşır. Bundan sonrasında ise IT tarafındaki iş analisti talebi yazıya dökerek müşteri tarafından onay alır. Müşteri tarafından onay alındıktan sonra talep  yazılım ekipleri ile paylaşılır ve artık talebin yazılım safhası başlar. (Aradaki dokumantasyon kısmından detaylı olarak bahsetmeyeceğim. )

Yazılım kısmı bittikten sonra ilk önce IT tarafında fonksiyonel testler yapılır. Fonksiyonel testler tamamlandıktan sonra artık talep “Son Kullanıcı Testi” için hazır duruma gelmiştir. Bundan sonra tekrar müşteri tarafındaki iş analisti devreye girer ve “Son Kullanıcı Testleri” için ilgili ekiplerden destek ister. Son Kullanıcı Testleri  yapılır. Testler esnasında bir problem bulunursa bu IT ile paylaşılır ve problemin giderilmesi sağlanır. Bu süreç, hata bulunamayana kadar devam eder.

Talep hatasız olarak canlıya geçişe hazır olduğunda müşteri tarafından talebin son haline onay verilir ve sonrasında yapılan bir çalışma ile, geliştirme devreye alınır.

Bir talebin hatasız olarak canlı sisteme gönderilmesi, gerçek sistemde de hatasız çalışacağı anlamına gelmez.Hayat süprizlerle doludur… Sakin ve serinkanlı olmak gerekir. Bu da size bir diğer altın anahtar olsun. Canlı sistemde her zaman bir problem çıkabilir. Dolayısıyla, talep devreye alındıktan sonra bir süre daha “izleme” süreci devam eder.  Bu süreç sonrasında da bir problem bulunmazsa talep başarılı bir şekilde kapatılabilir.

Özetle bir iş analisti bir talebin başlangıcından, talebin hayata geçirilmesine ve hatta hayata geçirildikten sonraki  izleme sürecine kadar işin hep içindedir, daha doğrusu hep ortasındadır.

Not: Karikatürün Alındığı Türkçe Kaynak: Avipart Danışmanlık

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...


Comments are closed.